
Medeniyetin iflası sonrası dünyayı gerçekçi bir şekilde betimleyen bir film. Madmax filmlerinin ruhani bir versiyonu da diyebiliriz. Ruhani yönü üzerine kurulu bir film olsa da aksiyon ve dövüş sahneleri de ayrıca izleyici çekecek nitelikte bir film.
Neredeyse tek renkte görüntülere sahip diyebileceğim film zamanın atmosferini bu şekilde betimliyor, her yer tek renk, her yer kirli ve köhne. Su yok, yiyecek yok orta çağdan daha beter bir dünya. Yeni nesil eğitimsiz, cahil ve hasta; felaket öncesini gören insan sayısı çok az ve tüm bilgiye onlar sahipler. Bu açıdan bakınca bana Asimov’un Vakıf serisini hatırlatıyor. Vakıf serisinde de imparatorluğun çöküşünden sonra bilim ve medeniyet, onu koruyan bir avuç rahibe dönüşmüş bilim adamı ve mühendisin elinde varlığını sürdürüyor ve tüm teknolojiler ve eşyalar bakımsızlıktan yok oluyorlardı.
Denzel Washington iyi adam rolünde (ama yine de herkezi öldürüyor
), Gary Oldman da klasik kötü adamrolün de; ama yine de çok başarılı ve farklılar, performanslarını izlenmeye değer.
Filmde beğenmediğim bazı yerlerde yok değil, mesela filmin ana unsuru olan kitabın bütün kopyalarının yok edilmiş olması bana saçma geldi. Hem pratik açıdan mümkün değil, hem de her ne olmuşsa dünya yok olmuş sa bile bu kitabı saklayacak bir ton insan olmalı yinede, ve bu kitabın dünyada en çok basılan bir kitap olduğunu da unutmamak lazım.
Bir başka detayda filmin tüm atmosferi bahsettiğim gibi tek renk bir toz görünümündeydi ve bu filme bütünlük katıyordu, sona doğru bir kayık sahnesinde kayık ve içindekiler ile fon uyumsuz renk tonu ve denizin yansımaları olmadan gerçek dışı olmuş, yeşil perde önünde çekildiği çok belli. Aynı hata 2012 filminin de sonundaki su basma sahnelerinde vardı. Sona doğru yönetmenler yorulup sıkılıyorlar mı dersiniz?
İyi seyirler.
Etiketler: denzel washington, gary oldman, The book of eli