‘tasarım / design’ kategorisi için Arşiv

Yeni Model: Volvo V40 2013…

Pazartesi, 27 Şubat 2012

“Ailemize hoşgeldin V40! hadi çocuklar yeni arabamızla tanışın”…

“V40! seninle rutin işe gidişlerim renklenecek”…

“V40!  hiç bir yere gitmesem de sana bakmak bana zevk verecek”…

Yeni Volvo çizgisinin son versiyonu V40.  İlk bakışta S60 ve C30′un iyi bir kombinasyonu gibi görünüyor.

Araçla ilgili teknik bilgiler henüz paylaşılmadı, sürprizlere açık olmak lazım. V40′ın içi klasik Volvo-İskandinav Tasarımı sadeliğinde. Burun, siluet ve arkadaki minik hareketler araca dinamik bir etki verirken estetik açıdan da göz dolduruyor.  Cam tavan da özellikle arka koltukta oturanlar için güzel bir görüş açısı sağlayacak…

V40 ile ilgili tek soru işaretim acaba bu gerçek bir “stationwagon” mu yoksa büyük bir “hatchback” mi?

kaynak: autoblog

 

Yazıya ek:  Volvo Car Türkiye tarafından yayınlanan haber…

 

Volvo Car Corporation Yeni Volvo V40′ı sunar:

Lüks İskandinav tasarımı ve hissiyle birlikte sınıfının lider güvenlik ve sürüş dinamikleri

Volvo Car Corporation Yeni Volvo V40′ı 6 Mart 2012 tarihinde Türkiye Saati ile 13.15′te Cenevre Otomobil Fuarı’ndaki basın toplantısında ilk kez gösterecek.

Yeni V40, şık, kompakt bir yapıda sunulan, zekice tasarlanmış özellikleri ve üst segment Volvo’ların karakteristikleriyle Premium Hatchback (5 kapı) sınıfındaki rakiplerini geçmeye hazır.

Volvo Car Corporation Başkanı ve CEO’su Stefan Jacoby, “Yeni Volvo V40, insanlardan ilham alan, bütünüyle Designed Around You stratejimize göre geliştirilen ilk yeni modelimiz. Sıradışı teknoloji özellikleriyle dolu V40 en zorlu rakiplerinin başını ağrıtacak” diyor. Yeni Volvo V40, modern lüks İskandinav görünümüne ve hissine, yüksek kaliteli ve çok titiz işçiliğe sahip. Bütünüyle dijital yeni gösterge paneli, kişiselleştirilebilen görünüm ve bilgilerle, karmaşık olmayan sürücü deneyimini daha da zenginleştiriyor.

Stefan Jacoby, “Bütün dünyadan müşterilerimizin katkıları sayesinde, en küçük kompakt V ailesi modelimiz tasarım, güvenlik ve çok yönlülüğün mükemmel bir bileşimine sahip” diye açıklıyor.

Sınıfının lideri sürüş dinamikleri

Yeni V40 önemli alanlara dikkatin yoğunlaştırılması sayesinde sınıfının lider sürüş dinamiklerini sunuyor. Şasi, gerçek bir sürüş zevki sağlayacak şekilde atak tasarlandı. Motor ailesi Volvo Car Corporation’ın sadece 94 gr/km CO2 atığına sahip ilk dizelinden sıfırdan 100 km/s hıza 6.7 saniyede ulaşan 254 beygirlik T5 benzinli motora kadar birçok seçenek içeriyor. İster manuel ister otomatik şanzımana sahip olsun, bütün motor versiyonlarında, start/stop ve fren enerjisi geri kazanımı standart olarak sunuluyor.

Stefan Jacoby, “Yeni V40 üst seviye ergonomik bir gösterge paneli sizi sarıyor ve üstün ergonomik özellikler ve teknolojiler içeriyor. Bu sürücü odaklı yaklaşım modern Volvo’ların hepsinin ortak özelliği” diyor.

Üstün güvenlik ve destek paketi

Yeni Volvo V40 sınıfının lider güvenlik ve sürücü destek paketine sahip ve buna Volvo Car Corporation’ın devrim yaratan Otomatik Frenli Yaya Algılaması ve daha birçok yeni özellik de dahil. Yeni özellikler arasında dünyada ilk kez yaya hava yastığı, “haptik” olarak (dokunma duyusuyla) direksiyonu düzeltmeye yardım eden Şerit Koruma Yardımcısı ve paralel park etmeyi kolay hale getiren akıllı bir Park Yardım Pilotu yer alıyor.

City Safety (Şehirde Güvenlik Sistemi) düşük hızdaki çarpışmalardan korunmak için daha da geliştirildi ve artık 50 km/s’ye kadar hızlarda çalışıyor.

C Segment Otomobilleri Direktörü ve V40 Ürün Müdürü Håkan Abrahamsson, “Yeni V40 gelmiş geçmiş en akıllı ve güvenli Volvo modeli. Bütün özellikleri sürücünün etrafında tasarlandı ve sürücüsünün çarpışmalardan, tehlikeli durumlardan kaçınması için uyanık ve iyi bilgilendirilmiş olmasına yardım ediyor” diyor.

“Yeni V40, yaya güvenliğine daha da çok odaklanmayı sağlayan özellikleri de içeren sınıfının lideri bu güvenlik paketiyle, yenilenen ve zorlaştırılan 2012 Euro NCAP güvenlik testlerinden beş yıldız almayı hedefliyor.”

90.000 adetlik satış hedefi

Volvo Car Corporation Yeni Volvo V40′ı yılda 90.000 adet satmayı hedefliyor. Toplam satış hacminin yüzde 85′lik büyük kısmı Avrupa’daki müşterilere gidecek.

Yeni Volvo V40′ın üretimi Mayıs 2012′de başlayacak. Otomobil Volvo Car Corporation’ın Belçika’da Ghent’teki fabrikasında üretilecek.

Håkan Abrahamsson “Yeni V40 diğerlerinden ayrılan çarpıcı tasarımıyla anında etkiliyor. Ama aynı zamanda göründüğü kadar da başarılı bir otomobil. Daha büyük Volvo’ların iyice pekişmiş özelliklerini ve niteliklerini daha şık, kompakt bir gövdede içeriyor” diyor.

 

Kavramsal Tasarım: BMW GS Elektrikli Olsaydı…

Cuma, 24 Şubat 2012

BMW’nin GS serisi motosikletleri eğer elektrikli hale dönüşseydi nasıl görünürdü. Belki böyle belki de değil ama bu da bir fikir.

Pil teknolojisinin çok geliştiği ileri bir tarih için ise belki o büyük boşluk anlamlı olabilir veya kullanıcı tarafından anlamlandırılır ama yakın gelecek için ise oraya da batarya koyup macera sınırlarımı genişletmeye çalışırdım.

Kuyruk biraz zayıf olmakla birlikte tasarım genel olarak BMW açısından olmayacak bir modele de sahip değil.  Bilgisayar modeli olarak daha iyi modellenirse ve daha albenili bir animasyon yapılırsa daha ilgi çekici olabilir…

Otomotiv Sektöründe Tasarım Konferansları: Bu da Benim Konuşmam…

Pazar, 19 Şubat 2012

OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE
TASARIM KONFERANSLARI

Konuk Konuşmacı: Burak Daylan,
Trio Tasarım Şirketi Tasarımcısı

Burak Daylan

Yer: Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi, 20 Mayıs Amfisi
Tarih: 20 Şubat 2012, Pazartesi
Saat: 10:00 – 12:00


Yer: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tınaztepe Yerleşkesi Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu
Tarih: 20 Şubat 2012, Pazartesi
Saat: 14:00 – 16:00

kaynak: otomotivprojeyarismasi

Yeni Model: BMW M6 Coupe ve Cabriolet…

Pazartesi, 13 Şubat 2012

560 beygir gücünde ikiz-turbo motoru ile yeni M6 500 nm. tork üretiyor. Motor 4.4 lt. hacminde bir V8. Kısaca hızlı bir araç.

Önceki 6 serisi gibi marjinal ve farklı değil ama yeni nesil BMW DNA’sını doğru yansıtıyor. Sıradan bir BMW demek istemiyorum ama kendimi o hisden de kurtaramadım. Bana bir 6 dan çok coupe 5 Serisi gibi görünüyor, çok beğendim o ayrı (:

 

kaynak: autoblog

Bir Saab Koleksiyonu…

Cuma, 10 Şubat 2012

Saab markasının durumunda olumlu bir iyileşme olmayınca Saab klasikleri koleksiyonerlerin ilgisini çekmeye başladı. Bu resimlerde Amerika’dan bir koleksiyon, onlar buldukça Saab’ları aladursun ben de resimlerini bir blog koleksiyonu niteliğinde yayınlayayım dedim. Bu arada hiç bilmediğim ne hoş modelleri varmış Saab’ın insan gördükçe hüzünleniyor.

Bir de böyle bir koleksiyon var: autoblog

 

kaynak: hemmings

Kavramsal Proje: S383 ile motosiklet mimarisi değişiyor…

Perşembe, 09 Şubat 2012

Sylvain Berneron S383 ile motosiklet mimarisini nasıl sorguluyor? Öncelikle içten patlamalı motordan kurtularak tabi ki…

Bu bir bitirme projesi ama bir markanın kavramsal projesi seviyesinde başarılı. 1:1 ölçekte kil bir model çalışması yapmak ise müthiş bir çaba sonucu, müthiş bir sonuç sıkartmış.
Bu tasarımda 2 motor var, ön tekerlekte küçük, arka tekerlek merkezinde de daha büyük ve güçlü birer elektrik motoru. Ağırlık merkezi, daha alçak yapısı, pillerinin gövdenin içinde yer alması ve sürücüsünün pozisyonu itibariyle geleneksel bir motora göre çok daha altta.

Geleneksel gidondan kurtularak aynı zamanda sürücünün pozisyonuna büyük etkide bulunulmuş. Ön tekerlek jant etrafında dönen bir sistemine sahip, gidon bu janta bağlı, tekerlek çapları normal bir motordan büyük ve tüm bu unsurların toplamı yeni bir yönlendirme sistemi, daha alçak ağırlık merkezi ve oturma pozisyonunu ortaya çıkartıyor.

S383′de ayrıca bir kaç ileri teknoloji oyuncak da var. Mesela yanlarda değişken hava dirençlerine tepki veren hava frenleri var, aynı yeni nesil savaş jetlerindeki gibi. Mesela hareketli sele ile sürücü tercihine göre ayarlamak ve viraj dinamiklerine göre denge sağlamak gibi…

kaynak: derestricted

Çamurdan tasarım…

Cumartesi, 04 Şubat 2012

Kil (clay) İle Çalışma:

Otomotivde tasarımın çizimden sonraki hali 1:5 ve daha sonra 1:1 ölçekli modeller olmuştur. İlk zamanlarda böyle teknolojik killer yoktu. Ustalar yumuşak ahşaplardan kocaman modeller yapıyorlardı. Kalıp alınabilmesi için 1:1 ölçekte bitmiş bir modele her zaman ihtiyaç olmuştur. Bu killerle tasarımcıya çok daha kolay şekil verilen bir malzeme verilmiştir ve esnek folyolarla birleşince, kil bir model prototip gibi görünebilir bu işlerden anlamayana…

Yeni tasarımlar modellenmeden önce 3 boyutlu ölçü kontrolü cihazıyla mevcut ürünler üzerinden referans ölçüler alınır.

Hazırlanan alt yapı üzerine yeni tasarlanacak bölümler 1:1 ölçekte olacak şekilde kil malzemeden kaplanacaktır. Fakat kil sıradan köpük (strafor) bir malzemeye göre pahalıdır. Bu nedenle köpük altta dolgu malzemesi olarak kullanılır. Köpüğün üzerindeki delikler kilin köpüğe tutunmasını arttırmak için yapılmışlardır.

Kil malzeme külçeler halinde fırında ısıtılır. Bu özel  kil ısıtılınca işlemesi kolay bir malzeme haline gelir ve bu yumuşak haliyle köpük alt yapının üzerine sıvanır.

Kaplanan kil olması gerekenden daha kalın bir katman olarak sıvanır. Kil ortam ısısında 15 dakika içinde sertleşir. Soğuyup sertleşen kile bilgisayarda modellenmiş tasarım CNC makineleri ile aktarılır. Bu safhada model kabaca yontulur. CNC’nin bıraktığı noktadan heykeltraş ve tasarımcılar modeli devralır.

Basit yontma aletleriyle işlenen kil oda sıcaklığında kolayca yontulacak ve şekil verilecek kıvamdadır. Hazır aletler haricinde tasarıma göre akrilik levhalardan kesilip yeni şablonlar da hazırlanabilir.

Hazırlanan kil modeli tozdan korumak için yüzeyi kaplanana kadar korumak gerekir. Ben olsam üzerine ağırlığımı vermezdim ama tahmin edilenden daha katıdır kil.

Ekstra esnek folyolar ile kil kaplanarak istenilen renkte bitmiş bir yüzey haline getirilir.

Bitmiş bir kil model üzerinden ölçü kontrolü yapılıyor….

1:1 çizim v3 1:1 kil model. Kil modelin sol yanına dikkat ederseniz üzerinden kalıp alınıyor…

kaynak: designingdesire

Kavramsal: Volkswagen E-Bugster…

Pazartesi, 23 Ocak 2012

“Volkswagen E-Bugster Konsepti”  Beetle’ın yeni bir versiyonu (redesign) değil, VW’nin tamamen elektrikli yeni otomobili. 7-8 cm. doğranmış tavanı ve 20″ jantları ile dikkat çekmek için tasarlanmış. Tasarımı elektrikli bir otomobilin performans otomobili gibi görünebileceği mesajını veriyor sanki.

VW E-Bugster Konsepti arka koltuk ve bagaj zemini altına monte edilen elektrikli bir motor ve 695 kiloluk lityum-iyon pil ile donatılmış. E-Bugster 160 km.lik menzile sahip ve pillerini 30 dakika içinde %80 seviyesinde şarj eden hızlı şarj cihazı ile satılacak. Elektrikli motoru 114 beygir (85 kW) güç üretiyor.

VW’nin Beetle ve benzerleri modellerin üzerine gitmesi güzel ama bu modeller kavramsal otomobiller veya sınırlı üretilen modeller olarak kalmaz umarım. Yollarda daha fazla böyle tospağalar görmek istiyoruz…

kaynak:  autoblog

Yeni Porsche 911 ve Geçmişten Bugüne Gelişimi…

Cuma, 20 Ocak 2012

Dikkatsiz gözler için bir eski modelle yeni model arasında fazla fark yokmuş gibi görünen,  aslında seneler boyunca bir çok değişiklik gören bir marka 911.  Çok değişti hem de hiç değişmedi diyebileceğimiz bir yüze  sahip. Bu da onu nadir otomobil modellerinden biri yapıyor. İlk modeller o kadar başarılıydı ki yenilerinin farklı bir şey yapmaya ihtiyacı olmadı. Yeni teknolojilere ve konfor taleplerine göre geliştiler ama özde aynı kaldılar.

Kendi DNA’ları bu kadar uzun yıllar boyunca değişmeyince onları görerek büyüyen ve ölen nesillerinde adeta DNA’larına işlendiler. İşte belki de bu nedenle Porsche 911 modellerini bu kadar çok sevdik.

O yumuşak hatları, sempatik yüzleri,  güçlü motorlarıyla ve agresif sürüşleriyle  hiç bir zaman tezat oluşturmadı. 911′ler insanların aklında ve gönlünde her zaman kullanılabilir evcil bir spor otomobil olarak yer etti.

Bir tasarımcı olarak beni çok heyecanlandırıyor böyle sunumlar. Porsche 911′in kimlik gelişimini ilk modellerden bugüne kadar anlatan güzel ve ilginç bir video görmek isterseniz, buyrun:

kaynak: leftlanenews

Kavramsal: Mercedes-Benz Dinamik ve Sezgisel Kontrol Deneyimi (DICE)…

Cuma, 13 Ocak 2012

Mercedes-Benz , artırılmış gerçeklik, tamamen kişiselleştirilebilir bir pano ve hareket tabanlı kontrol ile bir kokpit geleceğini vizyonunu ortaya koyuyor. Ortalıkta bir topuz ya da düğme yok …

Dinamik ve Sezgisel Kontrol Deneyimi (DICE: Dynamic & Intuitive Control Experience ) çeşitli yakınlık sensörleri sayesinde elinizin hareketlerini algılamak üzere çalışıyor. DICE araç içinde kaliteli bir sürüş yaparken bir yandan sosyal medya, internet, müzik sistemi ve navigasyon işlevlerini kontrol etme yeteneği içerir.

Yanınızdaki birine bir şey ifade ederken kullanacağınız el hareketleri bu sistemde yanlış komutları tetikleyebilir ama Mercedes-Benz böyle bir sistemin 20 seneden önce hayata geçmeyeceğini söylüyor zaten.

kaynak: autoblog

Kavramsal: Alfa Romeo Giulia…

Perşembe, 12 Ocak 2012

Bu konsept tasarım tasarımcı Vincent Montreuil’in 1965 Alfa Giulia GTA’yı esin kaynağı olarak kullanması ve onun garip şeklini yeniden yorumlaması ile ortaya çıkmış. Tasarımın birincil amacı hafiflik (800 kg.) ve araca 200 beygir gücünde bir motor koymayı planlamış, böylece BMW Z4′den daha iyi bir ağırlık güç oranı sağlamaya çalışmış.

Hafiflik ve havanın arabanın üzerinden geçtiği izlenimini veren formlar Giulia’nın ana hatlarını oluşturuyor. Yeni Giulia eskisinden esinlenilmiş olsa da çok az benzerlik içeriyor hatta çizimlerde yan yana görmesek bir bağlantı bile kuramayabiliriz. Ayrıca burun ve arka kısım yeni nesil Alfalardan oldukça farklı ama kesinlikle küçük kırmızı bir İtalyan otomobili…

kaynak: yankodesign

Related Posts with Thumbnails