
Teknoloji yaratıcılığı kısıtlıyor mu?
Bir bakış acısına göre teknoloji yaratıcılığı kısıtlıyor diyebiliriz. Başka bir bakış açısına göre destekliyor da diyebiliriz. Fakat bu coğrafyaya, ülkeye ve millete göre değişiklik göstermektedir.
Teoriyle teknolojiyle pek barışık olamamış coğrafyamıza ait insanlar, yaratıcılık açısından büyük potansiyele sahiptirler, en azından ben böyle düşünüyorum. Pratik zekamızda bir anlamda bunun bir göstergesidir, bir yandan da tembelliğimizin göstergesidir ama o ayrı bir yazı konusu.
Doğaya daha yakın olan, gezen ve zor şartlarda hayatta kalmayı beceriyle başarmış insanımız gerçektende tez canlılığı ve pratik zekasıyla büyük zorlukların altından kalkabilecek bir potansiyele sahiptir. Fakat maalesef hayatın gerçekleri bizim bu müthiş potansiyelimizi günümüz yaşam şartlarında kullanmamıza olanak sağlamaz. Küçük, lokal durumlar hariç, yani günlük yaşantımızdaki basit işlerde tabi ki bu potansiyelimizi kullanırız. Onun haricindeki durumlarda kullanılırız.
Teoriye ve teknolojiye olan uzaklığımız bizi uzun vadeli planlar yapmaktan alıkoyar, biz tez canlıyızdır. Basit işleri hemen kotarabiliriz, ama büyük, uzun vadeli işler bizim kalıbımızın işi değildir. İşler çabucak hallolmayınca sinirlenir, kendimize kızarız. Olaya böyle bakınca “bizler küçük işlerin insanıyız” sonucuna çabucak varabiliriz.
Aslında tam terside olabilir, biz biraz teori ve teknolojiye yapacağımız eğitim yatırımıyla katarın sonundaki vagon olmaktan lokomotif olmaya geçiş yapabiliriz. Hem de diğer kültürlerin veya ülkelerin 20-30 senede varacağı noktaya 5-10 senede varabiliriz. İste bizim potansiyelimiz budur, hızlı uyum sağlamak. Pratik zeka budur işte, bolca uygulandığı gibi şark kurnazlığı değildir.
Ve sonuç “evet! teknoloji yaratıcılığı kısıtlıyor”, bizim yaratıcılığımızı, pratik zekamızı büyük işlerde kullanma potansiyelimizi kısıtlıyor. Tek yapabildiğimiz uyum sağlamak, evet hızlı bir şekilde yönlendirildiğimiz hayat tarzına doğru uyum sağlıyoruz. Hem de diğer kültür veya ülkelerin 20-30 senede varacağı noktaya 5-10 senede vararak. Bu konuda çok başarılıyız. Uyum sağlamak konusunda bir numarayız, neye uyum sağladığımız hiç önemli değilmiş gibi.
İster otomobiller, ister telefonlar, ister bilgisayar ve televizyonlar olsun günlük yaşamdaki her yeni teknolojik objeye umarsızca uyum sağlıyoruz. Teknolojiyi inekten sağılan süt gibi damla damla sunuyorlar bizim gibi tüketim toplumlarına. Yaratıcı olmamız lazım, ama teknoloji gözümüzü köreltmiş. Pratik zekamız aleyhimize çalışıyor.
Yani teknoloji bizim yaratıcılığımızı kısıtlıyor, onların teknolojisi. Bizde teori ve teknoloji üreten, düşünce yapılarına teoriyi de başarıyla ekleyen insanlarının adedi artmadıkça da durum böyle devam edecek, edecek, edecek……
Burak Daylan.