‘mimari / architectural’ kategorisi için Arşiv

Etkinlik: İstanbul Design Week!

Cumartesi, 25 Eylül 2010

idw3

29 Eylül – 3 Ekim tarihleri arasında Eski Galata Köprüsü yine tasarımcıların ve tasarımların gösteri alanı olacak. 2010 yılında tasarım dünyası İstanbul Design Week ile 1 hafta süresince tüm dünyadan tasarım sergilerini ve tasarımcıları ağırlayacak ve tüm tasarım dünyası İstanbul’a odaklanacak.

Bu etkinlik zamanla Avrupa’nın önemli kent projelerinden biri haline gelecek.  Bugüne kadar gelişim süreci içinde olan organizasyon tasarımcıların tasarımcıları ağırladığı bir pazar yeri iken umarım bu sefer endüstriyi ve işadamlarını da ağırlar ve çalışmalar işe dönüşür. Durumun daha profesyonel hale gelmesiyle sergilerin içerikleri ve görünümleri de zamanla kendini toparlayacak ve tasarım camiamıza yakışan bir hale gelecektir diye hayal ediyorum.

idw:

  • 10.000 m2 lik kapalı alan
  • 25 katılımcı ulke
  • 17 uluslararası ve ulusal sergi
  • 6 uluslararası ve yerel atölye
  • 35 dünyaca ünlü tasarımcı
  • 24 üniversite
  • 21 konferans, seminer, panel
  • 20 ülkenin design week temsilcileri
  • Yüzlerce uluslararası ve ulusal basın
  • Binlerce yerli ve yabancı ziyaretçi

Kaynak: www.istanbuldesignweek.com

Kendine yeterli park: Smart Biotope!

Cuma, 17 Eylül 2010

biotope-network-1_5KX3c_18770

Biyotop (biotope)  kelimesi doğal çevrenin korunmasına dair yakın zamanda bir literatür oluşturacak önemli bir kavramı ifade ediyor. Park Jongho‘nun  kendi kendine yeterli gelecek bir topluluk olan “Akıllı Biyotop” (Smart Biotope) adlı bir hayali var. Vizyoner projeleri bir araya getirmek; kültürel , sosyal ve ekolojik topluluklar arasında bir bağ kurarak füzyon yaratmak.

Bu kavram sonucunda ortaya çıkarılmış bu görseller çevreci ve insancıl bir parkın fikirlerini ortaya koyuyor. Büyük ihtimalle hiç gerçekleşmeyecek, büyük ihtimalle çok maliyetli olacak, büyük ihtimalle çok zor üretilecek bu fikirler büyük ihtimalle geleceğe şekil verecek.

Her zaman dönme-dolapları sevmişimdir. İngiltere ve Çin’deki büyük dönme-dolaplar şehrin siluetini nasıl iyi yönde etkiliyorsa ve turistik bir amaçları varsa, bu projedeki dönme-dolap daha fazla amacı icra ediyor. Ah İstanbul sana da bir dönme-dolap yakışmaz mıydı?

Kaynak: www.thedesignblog.org

Panoramik manzara: Cam Pavyonu!

Perşembe, 26 Ağustos 2010
Sen LA tabanlı mimar Steve Hermann yeni projesinde o şekil Duvarlar tamamen camdan yapılmış taş atmak istemezsiniz. Montecito bulunan CA bu yastık tipik Hollywood Hills aksine menkul . “Cam Pavyonu olarak adlandırılan , ” çok tedbirler hakkında üç -ve- bir buçuk dönümlük , sen rahat hissetmem gerekiyor sadece inziva bir ev aracılığıyla , onu koyduğu gibi , “Bu tek bir doğa içinde olmak sağlar görmek evi ” . o aslında kendisi için inşa iken, şimdi piyasada serin 35.000.000 $ için.
13.875 metrekarelik ev , beş yatak odası, özellikleri beş -ve- bir buçuk banyo, şarap oda ve mimarın şaşırtıcı eski model araba koleksiyonu görüntüleyen bir sanat galerisi olan bir mutfak. Kim para mutluluğu satın alamazsınız diyor ?

gp1

Mimar Steve Hermann yeni projesinde (kendi evi) duvarları kaldırmış ve dış cepheyi cam paneller ile kaplamış. Bu sayede ev klasik bir malikane olacakken “Cam Pavyonu” (Glass Pavilion) adı verilen  ikonik bir yapı olmuş.

Hermann arazisinin büyük bir kısmını oturduğu yerden görmek istemiş olsa gerek. Aslında bu bir inziva evi için çok makul bir istek ve kendinizi bahçede oturuyor gibi hissediyorsunuz. Aslında bunu yaşayarak görmek lazım olası bir çok dezavantajı olabilir (bu ev de perde yok sanki).

1289 metrekarelik ev , beş yatak odası, beş buçuk banyo, şarap odası ve mimarın şaşırtıcı eski model araba koleksiyonunu sergilediği bir sanat galerisi olan mutfaktan meydana geliyor.

Aslında ev sahibine yar olmamış gibi görünüyor. Mimar Hermann evi şu sıralar 35 milyon dolardan satılığa çıkarmış. Şimdiden para biriktirmeye başlıyorum  ve biriken parayı çocuklarıma biriktirmeye devam etmeleri koşuluyla bırakacağım, onlarda aynı şeyi yaparsa 15. nesil Daylan ailesi bu eve sahip olacak. Şimdiden sabırsızlanıyorum aagghhh.

Kaynak: www.dubdaily.com

Liftpark: Cardok!

Çarşamba, 14 Temmuz 2010
unpar08

Cardok firması ön bahçenizi korurken aynı zamanda otomobilinizi park edeceğiniz bir sistem geliştirmiş. Aracınız için koruma ve yüksek güvenlik sunan sistem aracınızı yer altında saklıyor.

Bu sistemi kullanmak için ilk önce bahçenizi bir kazı alanına çevirmeniz daha sonra zevkini sürmeniz gerekiyor. Tavanı (bu bahçe zemininiz oluyor) ve alt platformu ile 4 adet hidrolik lift yardımıyla yerden yükselen ve aracınızı park ettikten sonra yine yer altına inen bir tasarım. Elektrikler kesildiği zaman küçük bir jeneratöre sahip olan sistem sayesinde aracınıza ulaşabiliyorsunuz.
Kaynak: www.toxel.com

Sergi: A Domestic Schizophrenic Project!

Perşembe, 03 Haziran 2010

merickarasergi1

Bir Meriç Kara sergisi. Sergi tamanen saksılardan meydana geliyor. Sergi Soda İstanbul Sanat Galerisi‘nde 3 Temmuza kadar görülebilir.

Sergide teşhir edilen saksılar standart fonksiyonlarını icra etmeleri haricinde bunlara yenilikçi çözümler sunmaları ile başlı başına başarılı ürün tasarımları olmakla birlikte, sahibine ve çevresine kattıkları tarz ile de farklı ve yenilikçi yaklaşımlara sahipler.

Saksılar  Dupont’un “Corian” adlı malzemesinden imal edilmişler. Bu sayede kolay şekillendirilmiş, uzun ömürlü olmuş, sudan, bitki ve topraktan kaynaklı yıpranmadan etkilenmeyecek olmuşlar. Suyunu yağmur gibi yağdırdığınız duvara asılan bir saksı, içinden yazı şeklinde çimlerin çıktığı bir saksı, zayıf bitkiler için yardımcıları olan bir saksı vs. vs. gidip gezin daha fazlasını kendiniz görün. Saksılar aynı zamanda satın alınabiliyorlar ve bu ürünlerle birlikte yalnızca bir saksı satın almıyorsunuz, bir felsefe, bir tarz ve bir heykel satın alıyorsunuz.

Kaynak: Soda İstanbul ve Bülent Zorlu

Adada yaşam: Monarch Court Pina!

Perşembe, 20 Mayıs 2010

gad01

Bodrum Güllükteki Pina Yarımadası için bir proje.  Gad ve Dara Kırmızıtoprak tarafından tasarlanmış çevreci bir proje.

Belki hatırlarsınız 2 sene önce MNG bu ada için toprak dolgu yapmaya kalmış ve 8 kat için izin almıştı ve sivil toplum kuruluşları buna karşı çıkmıştı.

“Pina yarımadasında dolguya 8 kat izin” adlı örnek habere link.

Görüldüğü üzere bu proje eski haberlerden ders alınarak hazırlanmış, daha çevreci ve hatta daha önemlisi daha insancıl bir proje.  Ağaçlarla çevrili yarımadada yerel güzellikleri bozmadan hazırlanan proje doğayla yapıları birbirlerine entegre etmeyi başarmış.

44.500 m2 sitede, 17 villa, 21 otel odası, etkinlik alanları, restoranlar ve
rekreasyon alanları var. Her villada, özel bahçe, özel havuz ve kendine özel güverte bulunuyor.

Kaynak: designboom.com

Sualtı kulesi: “Water-Scraper”!

Pazartesi, 17 Mayıs 2010

cit01

Yükselen deniz seviyeleri ve iklim değişikliklerinin kıyı şehirlerini dünya çapında tehdit etmesi nedeniyle yüzen ve sualtında olan şehir veya binalar tasarlanmaya başladı. Malezyalı tasarımcı Sarly Adre Bin Sarkum, “Water-Scraper” (Su-Sıyırıcı) adlı bu proje ile gelecekte karşılaşacağımız sorunlara karşı kendi kendine yeten bir proje tasarlamış.

Proje sürdürülebilir enerji ve bitkive hayvansal hasat üzerine kurulu. Enerji hasadı dalga, rüzgar ve güneş enerjisi ile şehrin dört bir yanından temin ediliyor. Şehir kendi gıda kaynaklarını da üretebiliyor, kültür balıkçılığı ve Hydroponic yöntemler de dahil olmak üzere modern tarım teknikleri kullanılması planlanıyor.

Dünya yüzeyinin % 71′inin  sudan ibaret olduğunu düşünürsek ve gelecekteki tehditleri de göz önünde bulundurursak neden olmasın. Projede dalga ve akıntılardan enerji toplayan (büyük ihtimalle projeye ismini veren)” su sıyırıcıları” oldukça ilgimi çekti. Denizde yüzen bir deniz anası veya ahtapot gibi gövdeden çıkan bu plakalar salınımlarının etkisiyle oluşan hareketi elektriğe çeviriyorlar ve böylelikle güneş ve rüzgar enerjisine yeni bir alternatif sağlıyorlar. Ayrıca yumurtalarının hepsini bir sepete koymayarak, tek bir  hatta iki enerji kaynağına da bağlı kalmayarak herhangi bir aksiliğe karşı yaşamaya devam edecek bir hayatı garanti eden bir proje.

Kaynak: thedesignblog.org

Ekmek elden su gölden: Strata Tower!

Salı, 13 Nisan 2010

raz01

Mimarlık dünyasında çatısında rüzgar türbini olan binalar yeni bir fikir değil. Strata Kulesi’de bu fikrin takipçilerinden yeni bir yorum aslında. 148 metre yüksekliği ile 56 km/s. hızla esen rüzgarlara maruz kalıyor ve bu güçe karşı gövdesini siper edip bunu enerjiye dönüştürüyor.

Binanın tasarımı çatıdaki entegre 3 adet türibine bağlı olarak şekil bulmuş. 50 megawatt enerji üretecek bina büyük ihtimalle harici bir elektrik ihtiyacı duymayacak bile.

Kaynak: thedesignblog.org

Doğal ve teknolojik:Bambu Aydınlatma “Flow”!

Çarşamba, 24 Mart 2010

Basic CMYK

Şehre uzak yerlerde, özellikle de deniz kıyılarında elektrik hattı çekmeden aydınlatma yapmak, hatta doğal güzelliği bozmadan bunu gerçekleştirmek artık mümkün. “Flow” ile IGenDesign doğal malzemeleri dönüştürerek endüstriyel bir ürün haline getirmişler.

Bambu parçaları içine monte edilen LED ampuller, teller ve dinamo ile dikey bir rüzgar türbini elde edilmiş. Bambu çubuklarının bir başka bambu çubuğu üzerine bir sarmal oluşturacak şekilde dizilmesi ile rüzgarı tutan ve kendini dönmeye zorlayan bir form ile dinamoya hareket sağlanmış ve elde edilen hareketten elde edilen elektrik yine kendi üzerindeki LED ampulleri aydınlatmış. Aynı zamanda dönen parçaların üzerindeki LED ampullerinin verdiği ışığın hareketten dolayı hoş bir izlenim vermesi de tasarımı ayrıca başarılı kılmış.

Kaynak: thedesignblog.org

Sanat değil fonksiyon! Piksel Bina!

Salı, 23 Mart 2010

pi01

“Piksel Bina” (Pixel Building) ile Studio 505 Mimarlığın projesi çılgın bir mimari gibi görünebilir ama bu bina tüm sürdürülebilir fikirleri bünyesinde barındırıyor. İlk karbon nötr bina tipini Avustralya’da uygulayan bir proje. Artık bir çok projede müşteriler güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve karbon telafisi için bir çok teknoloji ve fikir talep ediyor.

Bu projede ilk dikkat çeken detay güneş kırıcı olarak kullanılan ve binaya ismini ve ruhunu veren renkli paneller. Yalnızca estetik amaçlı olmayan bu tip detaylar binaların ruhunu daha da güçlü hale getiriyor. Düzen-sizmiş  gibi görülen karmaşası ile düşük çözünürlükte bir resim tuvaline benzeyen cephe, aslında sanatı fonksiyon ile harmanlamış başarılı bir yorum.

Kaynak: thedesignblog.org

İletişimsel mimari: Fougères Kütüphanesi!

Cuma, 05 Mart 2010

tet01
Fougères Kütüphanesi, Tétrarc Mimarlık tarafından tasarlanmış, Fransa’da bulunan Kütüphane, Kitaplık, Müze ve çeşitli sosyal alanlara sahip bir kamu yapısı.

Bina genel yapısı itibariyle basit ve düz kütlelerden oluşturulmuş. Tétrarc Mimarlık bu sade kütlelere gösterişten uzak, işlevsel, insancıl ve çevreye duyarlı bir ruh yüklemiş. Özellikle bina cephelerine yapılan desen ile işlevini yansıtabilmiş. Uzaktan bir desen gibi görülen doku, yakından dekupe edilmiş harfler olduklarını belli ediyorlar. Brüt beton, ve cam cephe bu desen ile anlam buluyor ve içinde barındırdıkları ile ilgili fikir veriyor. Yapı aynı zamanda çok büyük bütçeler harcanmadan basit ve naif detay ile işlevsel ve hoş görünen bir bina yapılabileceğinin mesajını veriyor.

Kaynak: archdaily.com

Related Posts with Thumbnails