3 Aralık 2011 Cumartesi, saat sabah 3:30.
İstanbul uyurken biz kalkıyoruz. Hava çok soğuk, dışarı çıkınca serin hava insanı ayıltıyor. Boynu bükük sahibini bekleyen motorlar çalıştırılıyor.
Ve ilk buluşma noktası Beşiktaş, Azze ve Hergele katılıyor bana. Yollar bom boş belki bir kaç taksi ve tabi ki polis devriyeleri. 2. durak Ortaköy ama bir aksilik çoğalamıyoruz, yola devam. Boğaz havası, Aralık ayı havası ile iş birliği etmiş üşüyoruz. Sarıyer’de bir börekçi de sıcaklığı yakalıyoruz. Kol börekleri, poğaçalar ve su bardağında çaylar kahvaltımız oluyor.
Sarıyer sırtlarına tırmanışa geçiyoruz. Orman yolları sakin ve karanlık, sükuneti biz bozuyoruz. Rumeli Feneri’ne varıyoruz ama güneşe çok var. Bir köy kahvesinde oralet yudumlarken ısınıyoruz. 6:30 gibi tekrar fenerin önündeyiz, tan yeri ağarıyor. Puslu hava güneşi net görmemizi engelliyor, biz de uyanan balıkçı limanına odaklanıyoruz.
Sabah ezanı okunuyor ve biz kahveden çıkıyoruz, ezanı bekleyen 1-2 dede ile birlikte.

Fenerden çıkıp yakındaki kaleye gidiyoruz. Bir Ceneviz Kalesi, daha sonra Osmanlı döneminde topçu kalesi olmuş 4sq’den anladığım kadarıyla…
Azze’nin vizöründen…
Geri dönerken hava açılıyor ve güneş karşı yakanın tepeleri üzerinden parlak bir portakal olarak bize bakıyor. Arada Garipçe Köyü’ne inesimiz geliyor. Deniz seviyesine indikçe güneş yine batıyor. Köyde bizi sevimli köpekler karşılıyor. Garipçe’nin mini koyunda güneşin doğuşunu tekrar seyrediyoruz.
Azze’nin vizöründen…
Garipçe’den çıkıp dönüşe geçiyoruz ama bir mola daha ve Yeniköy’deyiz. Türk Kahveleri eşliğinde yine ısınıyoruz, güneş yükseliyor ama daha ısıtmaktan uzak. Sohbet güzel, mekan güzel, manzara güzel biraz yorgunluk atıyoruz.

İşte gezi bitti artık dönüyoruz. Saat 9:30 olmuş, Maslak’ta trafik başlamış ama asıl trafiği öğleden sonra veletlerle çıktığımda yaşacağım.
İstanbul gece bir başka güzel, gelin gezelim (:
Burak Daylan.
not: Yazı çok kısa, çok düz, insan biraz edebiyat yapar sonuçta konu İstanbul, hep resim koyup boğmuşsun diyenler içinde bu var: http://azzeben.blogspot.com/2011/12/dogurmaya-gittik.html






































































