‘motosiklet / motorcycle’ kategorisi için Arşiv

Çamurdan tasarım…

Cumartesi, 04 Şubat 2012

Kil (clay) İle Çalışma:

Otomotivde tasarımın çizimden sonraki hali 1:5 ve daha sonra 1:1 ölçekli modeller olmuştur. İlk zamanlarda böyle teknolojik killer yoktu. Ustalar yumuşak ahşaplardan kocaman modeller yapıyorlardı. Kalıp alınabilmesi için 1:1 ölçekte bitmiş bir modele her zaman ihtiyaç olmuştur. Bu killerle tasarımcıya çok daha kolay şekil verilen bir malzeme verilmiştir ve esnek folyolarla birleşince, kil bir model prototip gibi görünebilir bu işlerden anlamayana…

Yeni tasarımlar modellenmeden önce 3 boyutlu ölçü kontrolü cihazıyla mevcut ürünler üzerinden referans ölçüler alınır.

Hazırlanan alt yapı üzerine yeni tasarlanacak bölümler 1:1 ölçekte olacak şekilde kil malzemeden kaplanacaktır. Fakat kil sıradan köpük (strafor) bir malzemeye göre pahalıdır. Bu nedenle köpük altta dolgu malzemesi olarak kullanılır. Köpüğün üzerindeki delikler kilin köpüğe tutunmasını arttırmak için yapılmışlardır.

Kil malzeme külçeler halinde fırında ısıtılır. Bu özel  kil ısıtılınca işlemesi kolay bir malzeme haline gelir ve bu yumuşak haliyle köpük alt yapının üzerine sıvanır.

Kaplanan kil olması gerekenden daha kalın bir katman olarak sıvanır. Kil ortam ısısında 15 dakika içinde sertleşir. Soğuyup sertleşen kile bilgisayarda modellenmiş tasarım CNC makineleri ile aktarılır. Bu safhada model kabaca yontulur. CNC’nin bıraktığı noktadan heykeltraş ve tasarımcılar modeli devralır.

Basit yontma aletleriyle işlenen kil oda sıcaklığında kolayca yontulacak ve şekil verilecek kıvamdadır. Hazır aletler haricinde tasarıma göre akrilik levhalardan kesilip yeni şablonlar da hazırlanabilir.

Hazırlanan kil modeli tozdan korumak için yüzeyi kaplanana kadar korumak gerekir. Ben olsam üzerine ağırlığımı vermezdim ama tahmin edilenden daha katıdır kil.

Ekstra esnek folyolar ile kil kaplanarak istenilen renkte bitmiş bir yüzey haline getirilir.

Bitmiş bir kil model üzerinden ölçü kontrolü yapılıyor….

1:1 çizim v3 1:1 kil model. Kil modelin sol yanına dikkat ederseniz üzerinden kalıp alınıyor…

kaynak: designingdesire

Video: Motosiklet ve Otomobil Drift Savaşları 2…

Pazar, 15 Ocak 2012

“Motorcycle vs. Car Drift Battle 2″, “Icon Motosports” tarafından hazırlanan bir reklam filmi aslında. Başarılı çekimleri ve kurgusu ile eğlence ve adrenalin hat safhada bir kısa film. Tüm viraller böyle olsun (:

kaynak: iconmotosports

Video: “BMW Motorrad”

Çarşamba, 11 Ocak 2012

BMW MOTORRAD from Giorgio Oppici on Vimeo.

kaynak: derestricted

Kutlama: 2012…

Perşembe, 29 Aralık 2011

Bol tasarımlı, çevreci ve akıllı işler 2012′de daha çok olsun. Herkese iyi seneler dilerim.

2011 başında veletlerden uyumalarını dolayısı ile bizi de uyutmalarını diledim, dileğim gerçek oldu. Bu sene yoğun bir iş programı bizi bekliyor, dileğim tüm işlerimizin başarı ile sonuca varması ve biraz da  işlerden vakit bulup motosikletli ve motosikletsiz bol bol gezmemiz  (:

Burak Daylan.

Bisiklet İçin Yardımcı Güç: Ridekick Akülü Römork…

Perşembe, 29 Aralık 2011

15 saniye içinde herhangi bir bisiklete monte edilebilen, 500 Wattlık bir elektrik motoru olan Ridekick yalaşık 700 Dolarlık bir yardımcı. Küçük bir depolama hacmi olan römork, saatte 30 km. hızla gidebiliyor ve 13-19 km. arası menzile sahip.

kaynak: likecool

Ducati’li Noel Baba…

Çarşamba, 28 Aralık 2011

Ducati’den İyi Seneler…

Vizörde Buğu Önleyici Folyo İşe Yarıyor mu…

Çarşamba, 28 Aralık 2011

Çizilen vizörümü değiştirince karşı karşıya kaldığım buğulanma sorunu bu soğuk havalarla birlikte emniyeti tehdit edecek düzeye varınca çare aramaya başladım. İlk önerilen şey bu buğu önleyici folyo oldu.

Folyoyu vizörün tüm yüzeyine kaplayıp fazlasını keseceğim dikdörtgen bir şey olarak beklerken, yalnızca kenarlarında yapışkan olan ve belli bir formu olan bir asetat parçası olarak geldi. Folyo gibi esnek olmadığı için yüzeye tam oturmadı da, bu canımı sıktı biraz. Görüş açıma dikkat ederek folyoyu (asetat yerine folyo diyorum nedense) vizörün en üst noktasına yakın yapıştırıyorum.

Gözlük çerçevesi gibi ilk etapta kenarları rahatsız edebilir gibi geliyor ve işe yarayacak mı bilmiyorum, test edince yazıya ekleyeceğim. Vizörün yüzeyine tam oturmadığı ve biraz kırışık durduğu için umarın rahatsız edici yansımalar yapmaz diye umut ediyorum.

Bu nasıl buğu önleyecek diye kafa yoracak olursak. Benim tahminim yüzeye yapışmaması sayesinde arada olan hava sayesinde ısı-cama benzer bir etki oluşturuyor olabilir diye düşünüyorum. Çünkü eski vizörümdeki buğu önleyici 2. katman vizör camı bana böyle çalıştığı fikrini veriyor…

Ha bunu nereden alırız derseniz:  http://www.feyizoglu.com/Pinlock-Fine-Vision-Universal-Kask-Bugu-onleyici-seffaf-_46524.html#0

 

Yazıya Ek:

Sonunda doğru dürüst test edebildim ve sonuç: İşe yarıyor gibi…

Gibisi şu, hava soğuk ve giderken hava alan kaskın içinde soluğunuzun buharı birikmiyor. Zaten bunu yapıştırmadan önce de böyleydi. Fakat bir duraklamada, ışıklarda filan beklerken 5-10 sn. sonra buhar birikmeye başlıyor. Eğer bekleme uzun ise 30-40 sn. sonra vizörün içi buhar kaplanıyor. Tek farkı bununla biraz daha az kaplanıyor olması, önünüzü görüyorsunuz yani.

Her halükarda ben durunca vizörü açmayı tercih ettim. Sürüşün yaklaşık 30. dakikasından sonra (sürüşü gece 1-2 arası yaptım) ısımın düşmesinden midir nedir buğulanma azaldı ve duraklamalarda vizörü açmadan devam edebildim.

Biraz da adamına göre değişeceğini düşündüğüm bir ürün. Motora binmeden önce o kadar sıkı giyimle terlemeye başlamam bile ilk dakikalardaki buğuyu arttırmış olabilir. Şimdilik sökmeyi düşünmüyorum. Fikirlerimde bir değişiklik olursa yine bu yazıya eklerim…

Zevkli Sürüşler…

Burak Daylan

İstanbul Uyurken Gezileri: 2…

Pazartesi, 12 Aralık 2011

10 Aralık 2011 Cumartesi, saat sabah 5:00. Hazırlık ve giyinmek için 30 dakika, Fulya’dan Caddebostan’a gitmek için 30 dakika. Hergele ve Azze son anda gelemiyor Beşiktaş’da durmak yok…

6:00′da Caddebostan migros önünde Özgür ve Berrak’la buluşuyorum ve yola çıkıyoruz. Tuzla’ya sahil yolundan gidiyoruz, geniş yol ve adalar manzarası sadece bize ait.

Sahil yolunun bitiminde bizi vinçler karşılıyor. Bir yönde gün doğarken diğer yönde büyük bir kayısı gibi görülen ay batıyor.

Bu sefer hazırlıklıyım, yanımda tripod var…

Berrak ve Özgür, o fotoğrafı istiyorum (:

Birazda ben…

Sahil yolundan sonra tersanelerin arkalarından Tuzla İskelesine varıyoruz.

Minik tekneler dolu denizde İTÜ’nün eğitim/araştırma gemisi dev gibi görünüyor.

Motosikletliler bir masaya sığmaz.

Saat 7:00 olmuş ama yalnızca börekçiler açık, bizim için farkeder mi… hayır tabi ki, şlop (:

Farklı motor bulunca bir bakmak lazım, gelenektendir…

Sahildeki kafeler açılana kadar ara sokaklarda turladık, Berrak bol bol video kaydı yaptı ve sonra Manastır iskele’de çay/kahve keyfine devam ettik.

Ve dönüş.  Bağdat Caddesi’ne kadar aynı yollardan gittik, trafik yoğunlaşmaya başlamıştı. Bağdat Caddesinde ise sıkıcı denecek kadar yoğundu.  Selami Çeşme civarında Özgür ve Berrak’la vedalaştıktan sonra hızlı bir sürüşle Fulya’ya geri döndüm.

O gün tekrar Caddebosta’na gidecektim ve sürpriz bir şekilde ilk artçılı sürüşümü gerçekleştirecektim…

İlk gezi: http://www.burakarub.com/istanbul-uyurken-gezileri-1/

Öncü geziler: http://www.burakarub.com/istanbul-uyurken/

İstanbul gece bir başka güzel, gelin gezelim (:

Burak Daylan.

İstanbul Uyurken Gezileri: 1…

Pazartesi, 05 Aralık 2011

3 Aralık 2011 Cumartesi, saat sabah 3:30.

İstanbul uyurken biz kalkıyoruz. Hava çok  soğuk, dışarı çıkınca serin hava insanı ayıltıyor. Boynu bükük sahibini bekleyen motorlar çalıştırılıyor.

Ve ilk buluşma noktası Beşiktaş, Azze ve Hergele katılıyor bana. Yollar bom boş belki bir kaç taksi ve tabi ki polis devriyeleri.  2. durak Ortaköy ama bir aksilik çoğalamıyoruz, yola devam. Boğaz havası, Aralık ayı havası ile iş birliği etmiş üşüyoruz. Sarıyer’de bir börekçi de sıcaklığı yakalıyoruz. Kol börekleri, poğaçalar ve su bardağında çaylar kahvaltımız oluyor.

Sarıyer sırtlarına tırmanışa geçiyoruz. Orman yolları sakin ve karanlık, sükuneti biz bozuyoruz. Rumeli Feneri’ne varıyoruz ama güneşe çok var. Bir köy kahvesinde oralet yudumlarken ısınıyoruz. 6:30 gibi tekrar fenerin önündeyiz, tan yeri ağarıyor. Puslu hava güneşi net görmemizi engelliyor, biz de uyanan balıkçı limanına odaklanıyoruz.

Sabah ezanı okunuyor ve biz kahveden çıkıyoruz, ezanı bekleyen 1-2 dede ile birlikte.

Fenerden çıkıp yakındaki kaleye gidiyoruz. Bir Ceneviz Kalesi, daha sonra Osmanlı döneminde topçu kalesi olmuş 4sq’den anladığım kadarıyla…

Azze’nin vizöründen…

Geri dönerken hava açılıyor ve güneş karşı yakanın tepeleri üzerinden parlak bir portakal olarak bize bakıyor. Arada Garipçe Köyü’ne inesimiz geliyor. Deniz seviyesine indikçe güneş yine batıyor. Köyde bizi sevimli köpekler karşılıyor. Garipçe’nin mini koyunda güneşin doğuşunu tekrar seyrediyoruz.

Azze’nin vizöründen…

Garipçe’den çıkıp dönüşe geçiyoruz ama bir mola daha ve Yeniköy’deyiz. Türk Kahveleri eşliğinde yine ısınıyoruz, güneş yükseliyor ama daha ısıtmaktan uzak.  Sohbet güzel, mekan güzel, manzara güzel biraz yorgunluk atıyoruz.

İşte gezi bitti artık dönüyoruz. Saat 9:30 olmuş, Maslak’ta trafik başlamış ama asıl trafiği öğleden sonra veletlerle çıktığımda yaşacağım.

İstanbul gece bir başka güzel, gelin gezelim (:

Burak Daylan.

not: Yazı çok kısa, çok düz, insan biraz edebiyat yapar sonuçta konu İstanbul, hep resim koyup boğmuşsun diyenler içinde bu var: http://azzeben.blogspot.com/2011/12/dogurmaya-gittik.html

 

İstanbul Uyurken…

Pazartesi, 28 Kasım 2011

İşlerden dolayı sık sık sabahladığımda bazen çok bitkin değilsem motosikletle geziler yaparım. İstanbul’un en sakin saatlerinde bol bol gazlarım…

Bazen kısa bazen uzun gezilerdir bunlar ama hep İstanbul sınırlarında. Yollar bomboş, hava karanlık olur yola çıktığımda. Gezinin bir yerinde konumum iyi olmalı güneşin doğusunu seyretmek için. Aynı şekilde kahvaltı yapacaksam da doğru yerde olmam lazım.

Bu gezilerde beni üzen bir şey gecenin İstanbul’u olduğundan daha güzel göstermesi ama benim cep telefonuyla bunu doğru dürüst görüntüleyememem olmuştur. Sonunda yanımda taşıyabileceğim kompakt bir fotoğraf makinasıyla tripotsuz da olsa bazı görüntüler kaydedebildim.

İstanbul’un merkezi yerleri oldukça aydınlık, bir daha ki sefer daha karanlık yerlerde olacağım.

İyi gezmeler (:

Burak Daylan.

BMW G 650GT ve C 600 Sport…

Cuma, 18 Kasım 2011

BMW G 650GT

C 600 Sport

Temel teknik özellikleri:

• İki silindirli motor
• Sınıfının en güçlü ve verimli motoru.
• 66 Nm maksimum 7 500 d / dk.
• Motor gücü 44 kW (60 hp) 6 000 d / dk.
• Standart ABS fren sistemi
• Park jalinde otomatik devreye giren el freni
• Çok fonksiyonlu yol bilgisayarı
• Yaz bir seçenek olarak işlev yönlü ev LED ve .
• Elektrikli ayarlanabilir ön cam (C 650 GT) veya rüzgar ve hava şartlarına karşı optimum koruma için manuel cam (Spor 600 C).
• Her model için üç renk .
• Geniş ekipman ve aksesuarlar
C 600 ve C 650 Sport GT arasındaki farklar:

BMW C 600 Sport – daha çevik ve sportif kullanımlar için tasarlanmış bir model. Lüks 650 GT ise uzun yollar ve seyahatler için daha uygundur. Ayarlanabilir arkalığıyla GT’nin konforlu koltuğunu  Sport’tan ayırmak çok kolay.
Ergonomi
• Sport: oturma pozisyonu ve  810 mm sele yükseliği ile daha sportif kullanıma uygun.
• GT:  Rahatlığı ön plana çıkaran gidon, ayarlanabilir sırtlık ve 780 mm.  sele yüksekliği ile daha konforlu.
Cam
• Sport: Üç pozisyonda elle ayarlanabilir ön cam.
• GT: Daha geniş ve elektrikli ayarlı ön cam.
Kasa ve tasarım
• Sport:  Kısa ve sportif  gövde, ince kuyruk, daha fazla dinamizm ve hafiflik veren hatlar.
• GT: Rüzgara karşı konfor ve mükemmel bir koruma, cömert boyutlara sahip gövde.
Diğer Teknik Bilgiler: C600 ve C 650 Sport GT

Motor Hacmi 647 cm3
Çap / strok mm 79/66
Çıkış kW / HP 44/60
Devir / dk. 7 500
Tork 66 Nm  6 000 d / dk.
Motor tipi iki silindirli dört zamanlı su soğutmalı
Sıkıştırma / 11,6:1 yakıt / (95 oktan) kurşunsuz
Vanalar DOHC (üstten çift eksantrik mili)
Silindir başına 4 valf
Akü V / Ah 12/12
farlar / sürüş: 12V/55W
LED arka ışık ve arka frenler (arka fren LED ışık: 12V/21W 2x )
Başlangıç ​​kW 0.6
Güç aktarımı debriyaj santrifüj
CVT (Sürekli Değişken Şanzıman)
1.06 Debriyaj
Son tahrik zinciri banyo yağ oranı 1,688
Şasi alüminyum arka çerçeve, çerçeve çift kiriş çerçeve cıvatalı
Ön süspansiyon çatalı Upside-Down
Arka süspansiyon tek kollu Dövme
Ön tekerlek / arka mm 115/115 mm
Tekerlekler arası 1 591 mm
Gidon  açısı 64.6
Frenler ön çift disk, hidrolik kumandalı, 270 mm, Ø 2 pistonlu kaliper ve
tek bir disk arka ile sürücü
hidrolik çapı 270 mm
ve 2-piston kaliper,
ABS BMW Motorrad ABS (standart)
Dövme alüminyum jantlar ön 3.50 x 15 “ arka 4.50 x 15 ”
Lastikler Ön 120/70 R15
Arka 160 / 60 R15

Boyutlar / Ağırlıklar
Uzunluk mm 2155 / 2218
aynalar mm 877 / 790 /  (GT 916/822)
Sele yüksekliği mm 810 (Sport) 780 (GT)
Boş Ağırlık kg 248  / 258
Toplam Ağırlık kapasitesi kg 445  / 445
Tankın net kapasitesi 16 lt.
Sürüş performansı
yakıt tüketimi 90 km km/hl/100 4.4km km/hl/100 100 4.8 120 5.6 km km/hl/100
Hızlanma
0-100 km / hs 7.1 (GT 7.5)
Azami hız km / s 175

kaynak: motoblog , motorcycle

Related Posts with Thumbnails