‘kültür / culture’ kategorisi için Arşiv

Oyuna Davet…

Cuma, 06 Mayıs 2011

10 Mayıs 2011 ile 31 Aralık 2011 tarihleri arasında Bursa’da TOFAŞ Anadolu Arabaları Müzesi/ Tofaş Sanat Galerisi’nde bir sergi düzenleniyor. Sergide Koleksiyoner Y. Mimar Naim Arnas’ın oyuncak koleksiyonu ve ona eşlik eden Rahmi Koç Müzesi koleksiyonundan bir kaç eser ile 5.000′e yakın oyuncak sergilenecek. Sergi yalnızca oyuncakların teşhir edildiği bir sergiden öte çocuk yaşamı, oyunlar , interaktif  öğeler ve canlandırmalarla gezenlerin ilgisini çekmeyi amaçlıyor.

Sergide teşhir edilen eserler/oyuncaklar aynı zamanda endüstri tarihine de ışık tutuyor, sanayi devrimi, savaşlar ve yeni malzemeler oyuncakların gelişiminde rol oynuyor ama sergide yalnızca eski oyuncaklar yok en yeni ve son teknoloji oyuncakları da sergide görebileceksiniz.

Sergide çocuğunuzun eğleneceği bir çok aktivite ve görsellik varken büyükler de kendinden bir parça bulabilecekleri, anılarını tazeleyecekleri ve çocuklaşabilecekleri bir ortam bulacaklar…

Ziyaret saatleri: 10:00 – 17:00

Oyuncak sergisi’ne çocuklarınızı ve çocukluğunuzu bekliyoruz.

Müzenin sitesi: tofasanadoluarabalarimuzesi

Son Yarış: Formula 1 Türkiye GP 2011…

Cuma, 06 Mayıs 2011


Son yarış, belki de ülkemize bir daha bir F1 aracı gelmeyecek, bir yarış düzenlenmeyecek, televizyondan seyretmeye devam edeceğiz veya yurtdışına çıkacağız bu zevk için.
2005 yılında imzalanan sözleşme halen yenilenmedi, belki de yenilenmeyecek, son yarış belki de bir karar yarışı olacak…

6,7 ve 8 Mayıs tarihlerinde İstanbul Park’ta yapılacak Formula 1 yarışı ve tüm gün sürecek diğer yarışlar ile ilgili program aşağıdaki gibidir.
Formula 1 Türkiye Grand Prix 2011 Yarış Programı:


CUMA
08:45 09:15 GP3 BİRİNCİ ANTRENMAN TURLARI
10:00 11:30 FORMULA 1 BİRİNCİ ANTRENMAN TURLARI
11:55 12:25 GP2 ANTRENMAN TURLARI
12:45 13:15 PORSCHE GT3 CUP ANTRENMAN TURLARI
14:00 15:30 FORMULA 1 İKİNCİ ANTRENMAN TURLARI
15:55 16:25 GP2 QUALIFYING SESSION
16:50 17:20 GP3 İKİNCİ ANTRENMAN TURLARI
17.45 18:30 PORSCHE MOBIL 1 S.CUP ANTRENMAN TURLARI
CUMARTESİ
08:45 09:15 PORSCHE GT3 CUP SIRALAMA TURLARI
09:45 10:15 GP3 SIRALAMA TURLARI
11:00 12:00 FORMULA 1 ÜÇÜNCÜ ANTRENMAN TURLARI
12:25 12:55 PORSCHE MOBIL 1 S.CUP SIRALAMA TURLARI
14:00 15:00 FORMULA 1 SIRALAMA TURLARI
15:40 16:45 GP2 İLK YARIŞ
17:20 17:55 GP3 İLK YARIŞ
18:15 18:45 PORSCHE GT3 CUP YARIŞ

PAZAR
10:25 11:00 GP3 SECOND YARIŞ
11:35 12:25 GP2 SECOND YARIŞ
12:45 13:20 PORSCHE MOBIL 1 S.CUP YARIŞ
15:00 17:00 FORMULA 1 GRAND PRIX
İstanbul Park’a ulaşım bilgileri için aşağıdaki linke başvurabilirsiniz, iyi seyirler (:
Kaynak:turkiyef1

Sanal Tur: Honda Koleksiyon Salonu…

Perşembe, 28 Nisan 2011

Honda Müzesinde sanal bir tur ile geçmişten bugüne Honda’nın motosiklet, otomobillerine ve diğer araçlarına tanık olun. “Honda Collection Hall” tasarımı ve dekorasyonu ile Honda geçmişine güzel bir atmosfer sunuyor…

kaynak: motoblog

Karikatür ve Çizgi Roman Sanatları Müzesi!

Pazar, 30 Ocak 2011

Mocca karikatür ve çizgi roman sanat müzesi 2001 yılında kurulmuş ve şu anda New York şehri Manhattan’ın Soho bölgesinde yer alıyor. Uluslararası katılıma açık bir yarışma ile müze için birbirinden güzel öneriler gözler önüne serildi.  Günlerdir yayınlanan projeler arasından bir proje sıyrıldı ve birinci oldu. Ve bu bir Türk Mimar, Volkan Alkanoğlu.

1. : Volkan Alkanoğlu , Los Angeles, CA
‘Mocca Müzesi NYC’
Proje bir müzenin sunacağı koruma, tarihçe ve teşhir olanaklarından başka olasılıkları kutlayan bir mekan halinde bir 21. yüzyıl müzesi olarak hizmet vermesi üzere tasarlanmış. Heykelsi varlığı ve ışıltısı ile tam bir New York Şehri binası.

2.: MATT : Ivar Heggheim, Jon Andersen, Rasmus Moller & Mads m. Andersen, Kopenhag, Danimarka
‘Bagpipe
3.: Erin Ruhl ve Ürdün Hines , Lexington, Kentucky

Kaynak: archdaily

Ralph Lauren’in Araba Koleksiyonu!

Cumartesi, 29 Ocak 2011

Ralph Lauren’in bir araba koleksiyonu olduğu bilinen bir şeydir ama bu kadar kapsamlı ve muhteşem olacağı pek bilinmez. “Vanity Fair” Ferrari’ler, Klasik Bugatti’ler, Mercedes-Benz’ler ve Alfa Romeo’lar hakkında bir yazı yazmakla iyi bir iş yaptı ve bu koleksiyonu gözler önüne serdi.

Vanity Fair yazarı Paul Goldberger ve Fotoğrafçı Todd Eberle sayesinde, artık  ikon olmuş kıyafet tasarımcının nadir arabalardan oluşan koleksiyonu ile ilgili bir fikrimiz var.

Ben ayrıca sergilemeye de hayran kaldım. Güzel planlanmış bir mekan; tavan tam benim tarzım ve o büyük aydınlatmalar (benim için çok tanıdık). Sade platformlar ve siyah halı;  hiç bir şey arabaların güzelliğine gölge düşürmüyor.

Kaynak: swipelife

Birgi/Ödemiş/İzmir

Salı, 25 Ocak 2011

24 Ocak Pazartesi, müşterimle birlikte yaptığımız bir iş gezisi. İşimiz Ödemiş’te ama bizi ağırlayanlar öğle yemeği için bizi Birgi’ye götürüyor.

Yol üzerinde gördüğüm zeytinlikler arasında seyrekte olsa çirkin villar var. Fakat Birgi’ye girer girmez bambaşka bir mimari ve atmosfer karşılıyor sizi. Taşlar ve tuğlalarla örülmüş bina ve duvarlar köyün mimari tarzının bir sembolü niteliğinde. Dört mevsimin hakkını veren bir atmosfere sahip Birgi’de taş ustaları bunu öngörerek farklı taşları farklı düzenlerde döşeyerek doğanın etkilerine karşı sağlam bir yapı oluşturmayı bilmişler. Belki de bu esnek yapı binaları zamana karşı ayakta tutmuş. Tabi son zamanlarda Ödemiş Belediyesinin yapmış olduğu ve devam eden çevre düzenleme çalışmalarından bahsetmemek ayıp olur.

Ne yazık ki iş için gittiğiniz ve birilerinin sizi gezdirdiği bir gezi de bir fotoğraf çekmek için vakit ve imkan olmayabiliyor. Yağmura rağmen camı açıp giden otomobilden çektiğim fotoğraflar çok hoş olmasa da köyün güzelliğini gölgelemiyorlar umarım.

Zeytini, peyniri, patatesi ve birçok sebzesi meyvesiyle güzel yemeklere de imzalarını atmışlar. Gittiğimiz lokanta da nohut ve fasulyeyi ete ve kıymaya gerek duymadan lezzetli yapmaları aklımdan çıkmayacak. Ama en akılda kalan sanırım içinde az miktar kıyma olan, hamuru özel ve üzeri peynir kaplı pide olacak. Tahinli kabak tatlısı da başarılı bir yorumdu. Akşam yemeği için Ödemişte gittiğimiz lokanta da yörenin otlarından yapılmış bir çok meze ile sofrayı donattık, yanında yediğimiz diğer güzel yorumlu yemekleri de artık söylemeyeyim.

Birgi zaman zaman sanat öğrencileri ağırlamış ve atölyeler düzenlemiş, restorasyon bölümündekiler eski  binaların projelerini hazırlayarak, heykel bölümündekiler çeşitli yerlere yonttukları rölyeflerle ve  heykellerle izlerini bırakmışlar.

Köyde hala birçok evi satıp alıp restore etmek mümkün. Restorasyonu halen devam eden binalar da var. Zaman için de köyün tüm önemli yapıları kurtarılmış olacak. Konaklama imkanlarının da artacağı düşünülürse bir sonraki tatilimin Birgi’de gerçekleşmemesi için hiç bir neden göremiyorum.

Burak Daylan.

Doğal bir link: Doğa İçin çal!

Pazartesi, 17 Ocak 2011
AMACIMIZ
Doğa İçin Çal, bir dernek ya da vakıf değildir. Doğa İçin Çal’ın tek amacı, evrensel bir dil olan müziği kullanıp halihazırda kurulmuş olan ve çok da başarılı çalışmalara imza atan, doğa ve doğal yaşam alanlarının korunmasıyla ilgili tüm derneklerin faaliyetlerine dikkat çekmektir.
Yukardaki cümle çok uzun olduysa, madde madde şöyle açıklayabiliriz:
1. Arkadaşlarınızdan birinden Doğa İçin Çal diye bir şey olduğunu duydunuz.
2. Merak edip bir şekilde bu siteye ulaştınız.
3. Klipleri izlediniz, kah güldünüz, kah ağladınız.
4. Müzik sona erip de destekçiler bölümü başladığında, acaba doğa için ben ne yapabilirim diye bir düşünce aldı sizi…
5. O anda gözünüz yandaki “dernekler” listesine kaydı.
6. O derneklerden kendinize en yakın bulduğunuzu seçtiniz.
7. Link’e tıklayıp seçtiğiniz derneğin sayfasına gittiniz.
8. Gitmekle kalmadınız, o derneğe üye oldunuz.
9. Üye olmakla kalmayıp, o derneğe ufak mufak, gönlünüzden ne koparsa, gücünüzün yettiğince bir bağışta bulundunuz.
10. Aylarca süren çekimler, haftalarca süren montajlar, uykusuz gecelerce süren çalışmalar, her şey, hepsi, sizi bu noktaya getirmek içindi. Eğer 1. maddeden başlayıp 9. maddeye kadar kesintisiz geldiyseniz, bu, verdiğimiz emeklerin boşa gitmediğinin bir kanıtıdır. Size ne kadar teşekkür etsek azdır!
Doğa İçin Çal ekibi.
Bu arada belirtmekte fayda var, Doğa İçin Çal, bütün derneklere aynı mesafededir. Kimileri için “doğa” orman anlamına gelirken, kimileri için “kaybolan bitki florası”, kimileri için “sokakta aç susuz yaşayan ve bir ev özlemiyle tutuşan kediler ve köpekler”, kimileri için “Büyük kültür mirasımız Hasankeyf’in yok oluşuna dur demek!” anlamına gelebilir. çünkü doğa, bunların hepsini kapsayan ve hepsinin ötesinde bir kavramdır. Bu sebeple, Doğa İçin Çal, burada yer alan bütün derneklerin faaliyet alanlarına canı gönülden katılmaktadır.

dic1

Viral bir video gibi rastladığım klipler sayesinde fark ettiğim bir organizasyon “Doğa İçin Çal”. Fikir güzel; zaten yeterince dernek ve vakıf var, bunlara birini daha eklemek lazım değil. O zaman bunları tanıtalım/bağlantı olalım. Madem öyle biz de size bağlantı olalım…

Doga icin Cal 2 / Uzun ince bir yoldayim – official video from Doga icin cal on Vimeo.

AMAÇ:

Doğa İçin Çal, bir dernek ya da vakıf değildir. Doğa İçin Çal’ın tek amacı, evrensel bir dil olan müziği kullanıp halihazırda kurulmuş olan ve çok da başarılı çalışmalara imza atan, doğa ve doğal yaşam alanlarının korunmasıyla ilgili tüm derneklerin faaliyetlerine dikkat çekmektir.

Yukardaki cümle çok uzun olduysa, madde madde şöyle açıklayabiliriz:

1. Arkadaşlarınızdan birinden Doğa İçin Çal diye bir şey olduğunu duydunuz.

2. Merak edip bir şekilde bu siteye ulaştınız.

3. Klipleri izlediniz, kah güldünüz, kah ağladınız.

4. Müzik sona erip de destekçiler bölümü başladığında, acaba doğa için ben ne yapabilirim diye bir düşünce aldı sizi…

5. O anda gözünüz yandaki “dernekler” listesine kaydı.

6. O derneklerden kendinize en yakın bulduğunuzu seçtiniz.

7. Link’e tıklayıp seçtiğiniz derneğin sayfasına gittiniz.

8. Gitmekle kalmadınız, o derneğe üye oldunuz.

9. Üye olmakla kalmayıp, o derneğe ufak mufak, gönlünüzden ne koparsa, gücünüzün yettiğince bir bağışta bulundunuz.

10. Aylarca süren çekimler, haftalarca süren montajlar, uykusuz gecelerce süren çalışmalar, her şey, hepsi, sizi bu noktaya getirmek içindi. Eğer 1. maddeden başlayıp 9. maddeye kadar kesintisiz geldiyseniz, bu, verdiğimiz emeklerin boşa gitmediğinin bir kanıtıdır. Size ne kadar teşekkür etsek azdır!

Doğa İçin Çal ekibi.

Bu arada belirtmekte fayda var, Doğa İçin Çal, bütün derneklere aynı mesafededir. Kimileri için “doğa” orman anlamına gelirken, kimileri için “kaybolan bitki florası”, kimileri için “sokakta aç susuz yaşayan ve bir ev özlemiyle tutuşan kediler ve köpekler”, kimileri için “Büyük kültür mirasımız Hasankeyf’in yok oluşuna dur demek!” anlamına gelebilir. çünkü doğa, bunların hepsini kapsayan ve hepsinin ötesinde bir kavramdır. Bu sebeple, Doğa İçin Çal, burada yer alan bütün derneklerin faaliyet alanlarına canı gönülden katılmaktadır.

kaynak:  www.dogaicincal.com

İstanbul Tramvayını Seçiyor!

Salı, 04 Ocak 2011

istanbultramvaylari

Ne güzel öneriler ile karşımıza çıkıyorlar bazen şaşırıyorum. Favorim A alternatifi yani şu soldaki tramvay.

Böyle, sanki millete bir şey seçtirmiş gibi yapma olaylarından rahatsız olmaya başladım. Modası geçmiş, hiç bir vizyonu olmayan tasarımları önümüze seçelim diye koyuyorlar ya, ondan bahsediyorum.

Sağdaki alternatifin zaten elle tutulur bir yanı yok, şimdiden makyajlanmış bir modele benziyor ve böyle agresif, suratsız araçlara şehrimizin hiç ihtiyacı yok.  Soldaki daha temiz yüzlü, daha modern, hatta daha tasarımcı işi bir yorum. Ama o da dünyada her şehirde görebileceğimiz 10-15 senedir varolan tipte bir yüze sahip.

Ayrıca bize, yani “İstanbul”lulara, bir de daha geleneksel bir model sunmanız gerekmiyor mu? Biz tarihi bir kentte yaşamıyor muyuz? Nostaljik filan demiyorum, biraz geleneksel dokunuşları olan bir şey de olabilir. Modern bir kent yaratmak, tarihin içinden geçen en teknolojik görünümlü araçla mı sağlanıyor?  Evet bunu yapmak aslında çok zor, çok yetenekli bir tasarım ekibi ile bile olacak iş değil. İyi iş için çok yetenekli müşterilere de ihtiyaç var.

Görülen o ki, sadece tasarımcı bu işi çözemiyormuş; ona işi verenler eğer gelen önerileri kabul etmiyor veya zaten bu şekilde yönlendiriyorsa tasarımcının yapabileceği bir şey de kalmıyor  (bu arada bunları kimler tasarladı bilmiyorum, işinin ehli birileri mi değil mi söylemek zor, çünkü sorunun müşteriden kaynaklanma ihtimali daha yüksek bence).

Bir tasarımcı meslektaşım “cevap veriyorum C” diye yazmış bir sosyal platforma. İşte bize gereken bu “C” alternatiflerini tasarlatacak vizyona sahip müşteriler, yoksa yaptığımız iş tamamen ticari bir hizmet sağlayıcı olmanın ötesine geçmez.

Burak Daylan

Müzik: musicomnia ile zamanda yolculuk!

Pazartesi, 20 Aralık 2010

musicomnia

Yedi Senfonik Şiir, Senkronisite, Tek Ağaç, Metamorfoz, Eşruhların Dansı ve belgesel müzikleri!  ”Musicomnia”, Gökhan Tanacı’nın senelerdir dinlediği müziklerin ve yaptığı büyük koleksiyonun bir dışa vurumu.

Bir müzik avcısı olarak tanımlayabileceğimiz Gökhan Tanacı, müzik ile olan aşkını artık meyvelendirmeye başladı diyebiliriz.  ”Musicomnia” kendi felsefesini ve zamandan bağımsız müzik anlayışını yansıttığı bir platform, belki de bir sanal mabet…

Kaynak: musicomnia.com

Ödül töreni: Design Turkey 2010!

Çarşamba, 08 Aralık 2010

DSC04891

7 Aralık’ta TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) Binasında yapılan törenle “Design Turkey”  Ödülleri sahiplerine kavuştu. Binanın giriş holündeki sergide ürünler/tasarımlar 26 Aralık tarihine kadar görülebilir. (7 – 26 Aralık 2010 – 10:00 – 18:00  - Dış Ticaret Kompleksi B Blok Çoban Çeşme Mevki Sanayi Cad. Yenibosna Bahçelievler – İSTANBUL)

Design Turkey 2010 Endustriyel Tasarım Ödüllerine toplamda 296 ürün ve 15 kavramsal tasarım başvurusu olmuş. Ön değerlendirme jürisi tarafından değerlendirilen 223 ürün ve 8 kavramsal proje ödül sisteminin ikinci aşamasına katılmaya hak kazanmış ve sergide teşhire layık görülmüşlerdir.

Sergideki ürün grupları ve adetleri:

Ambalaj: 17 – Aydınlatma: 15 – Elektronik ürünler: 20 – Ev cihazları: 20 – Ev mobilyası: 39 – Ev ve ofis gereçleri ve aksesuarları: 26 – Kamusal ve ticari ürünler: 3 – Spor, hobi, oyun ve kişisel ürünler: 5 – Ofis mobilyası: 31 – Tıbbi cihazlar ve gereçler: 4 – Ulaşım ve taşıma araçları: 8 – Yapı gereçleri: 24 – Yatırım ürünleri: 11 – Kavramsal projeler: 8

“Üstün Tasarım”, “İyi Tasarım” ödülleri kazanana ve sergilemeye layık görülen ürün ve tasarımları bu linkten görebilirsiniz: designturkey.org.tr veya www1.haberler.com

Ödül alan Orhan Irmak (Orhan Irmak Tasarım) ve Kunter Şekercioğlu’nu (Kilit taşı Tasarım) ve diğer ödül alan tasarımcıları/firmaları tebrik ediyorum.

Önceki organizasyonlarda pek fark etmemiştim ama bu sefer eminim, bazı kategorilerin jürileri oldukça yetersizdi. Özellikle ön değerlendirme sonrasında “Design Turkey” internet sitesinde yayınlanan jüri yorumları tam bir fiyaskoydu. Zaten hiç olmaması gereken, olsa da paylaşılmaması gereken yorumlar, cevap hakkı da verilmediği için bir çok tasarımcıyı üzmüş ve organizasyon ile ilgili tereddütlere sebep olmuştur. Yorumların acemiliği ve verilen bilgilerden bihaberliği de ayrı bir konu.

Sergi geniş bir holü olan TİM’in asma katında da devam ediyor. Tasarım ve sunum olarak sade ve başarılı bir tarza sahip; sergiyi gezmenizi tavsiye ederim. Sergi büyük ihtimalle İstanbul içinde farklı yerlere veya diğer şehirlere de taşınarak ilgi toplamaya devam edecektir.

Design Turkey 2011!

Cuma, 12 Kasım 2010

Ön eleme sonuçları duyurulmaya başladı.

Related Posts with Thumbnails