Yazar Arşivi

Kavramsal Proje: S383 ile motosiklet mimarisi değişiyor…

Perşembe, 09 Şubat 2012

Sylvain Berneron S383 ile motosiklet mimarisini nasıl sorguluyor? Öncelikle içten patlamalı motordan kurtularak tabi ki…

Bu bir bitirme projesi ama bir markanın kavramsal projesi seviyesinde başarılı. 1:1 ölçekte kil bir model çalışması yapmak ise müthiş bir çaba sonucu, müthiş bir sonuç sıkartmış.
Bu tasarımda 2 motor var, ön tekerlekte küçük, arka tekerlek merkezinde de daha büyük ve güçlü birer elektrik motoru. Ağırlık merkezi, daha alçak yapısı, pillerinin gövdenin içinde yer alması ve sürücüsünün pozisyonu itibariyle geleneksel bir motora göre çok daha altta.

Geleneksel gidondan kurtularak aynı zamanda sürücünün pozisyonuna büyük etkide bulunulmuş. Ön tekerlek jant etrafında dönen bir sistemine sahip, gidon bu janta bağlı, tekerlek çapları normal bir motordan büyük ve tüm bu unsurların toplamı yeni bir yönlendirme sistemi, daha alçak ağırlık merkezi ve oturma pozisyonunu ortaya çıkartıyor.

S383′de ayrıca bir kaç ileri teknoloji oyuncak da var. Mesela yanlarda değişken hava dirençlerine tepki veren hava frenleri var, aynı yeni nesil savaş jetlerindeki gibi. Mesela hareketli sele ile sürücü tercihine göre ayarlamak ve viraj dinamiklerine göre denge sağlamak gibi…

kaynak: derestricted

İstanbul – Sapanca, İstanbuldere Gezisi…

Pazartesi, 06 Şubat 2012

5 Şubat 2012, günlerden Pazar.

İstanbul’da 10 gündür süren soğuk ve karlı havalar 1-2 günlüğüne ısınmış ve güneş sıcak yüzünü göstermişken bir kaşıntı tutar motorcuyu. Paketlediğim ve güzel bir günde hediye paketi açarcasına açtığım ve temizlediğim motorumla yol yapma vakti.

 

Hem de ne yol, taa Sapanca’ya gideceğiz (gülmeyin ulen acemiyiz işte). En uzun ve şehirler arası ilk yolculuğum. Dönüşte baktım 294 km. yol yapmışım. Tabi tek başıma değilim başka pirelenmiş motosikletli arkadaşlarda bana katılıyor ya da ben  onlara katlıyorum, ilk ben teklif ettim diye bana malolmasın (:

 

katılımcılar kim peki:

Ben, Burak Daylan, Kawasaki ER-6N.

Özgür ve Berrak, Suzuki Vstorm.

Harun, Piaggio Beverly 200.

Ernur, Honda Transalp.

Ve Ece, Ebru ve Tuna veletleri, Peugeot 307 SW.

Sabah 10:00′a doğru yola çıktık ve Göztepe’de Özgür, Berrak ve Harun ile buluşup, Bostancı’dan Ernur’u da alarak sahil yoluna indik. Fulya’da yola çıkarken köprüde biraz üşümüştüm ama artık güneş iyice ısıtıyordu, montun içine sadece tişört giymiş olmama sevindim.

Pendik Marina’da bir kahve molası vererek kendimizi sıcak güneşe teslim ettik. Millet niye montla oturuyor anlamadım ((:

 

Sahil yolu bitince Tuzla’dan TEM’e bağlandık. Rüzgar bile ısınmıştı, hava olabildiğince güzel, tam bir keyif, arada minik gazlamalarla…

İzmit sapağında bir ara durakladık. Yanımdan korna çalarak Özgür geçince gazladım devam ettim, İzmit gişelerden geçerken Özgür OGS yerine KGS’den geçti, ben çabuk geçince ileride durdum bekledim, gelip arkamda durdu. Bir baktım bunlar başka biri, aynı motor, aynı ön ışıklandırmalar, artçı kız ve aynı reflektörlü yelek, konfigürasyon tamamen aynı (((: Hemen gazlayıp ilk dönüşten geri basss…

Sapanca’ya varıyoruz, İstanbuldere Köyü’ne gitmek için asflat yollardan çıkıyoruz. Yollar bozuk, dar ve mıcırlı. Ağaçlar ve tepeler burada güneşi kesiyor ısı düşüyor, bir miktar erimemiş kar bile var çevrede. Bu yol bir yere çıkar mı ki dediğimiz anda İstanbuldere’ye varıyoruz. Kalabalık şaşırtıyor, yaz aylarında tıklım tıklım olur burası.


View İstanbuldere Alabalık evi in a larger map

Yaz aylarında açık teraslarda altından dere, karşından şelale akarken yeşillikler içinde güzel bir yer burası, lokantası ise eh işte. Bazı yerel lezzetler güzel (belki alabalık ama biz köfte yedik, salata güzeldi, bir de güveçte peynir isteyin) ama bazı şeylerde bayağı uyduruk (paçangaya yazık etmişler, kızarmış ekmekle birlikte gelen yağ da bence margarindi böğğ, kızarmış patateslerde önden kızartılmış ısıtılıp gelmişti, oysa ne güzel görünüyorlardı). Çocuklar için kapalı bir oyun odası olması büyük bir artı, 3-4 tane de mama sandalyeleri de var bebekli aileler için ama biz dersimizi aldığımız için her yere kendi mama sandalyelerimizi götürüyoruz. Her şeye rağmen yazın tekrar gelinebilir.

 

 

 

 

 

 

Dönüş yolu, köy yolu da dahil daha kalabalık saatte 15:00 olmuş. Batan güneş gözümüze gözümüze girse de sadece ışık, artık ısı vermiyor, iyi ki montun içine bir şey daha giydim kehkeh.

Hızlı bir sürüşle Kurtköy’e yaklaşırken ve daha 240 km, yapmışken benzin ışığım yanıyor aa. Çok şanslıyım Kurtköy Opet’e 1 km. var (: bu esnada Harun ve Ece (Berrak’ta dönüşte arabada) Özgür ile beni geçiyor. Yine hızlı bir sürüşle onlara yetişiyoruz. köprü sapağında Berrak motora aktarılıyor ve biz köprüye doğru ilerliyoruz. Köprü bağlantısında Harun’un yanından geçiyorum ama kornam çalışmıyor ): bana bakacak diye Tuna’ya çok korna çalmıştım ondan sonra çalışmadı, hep böyle oluyor 3. kornam bu yahu…

 

 

Dönüşte berrak arabada olduğu için bol bol fotoğrafımızı ve videomuzu çekiyor ama videoları montajlamam lazım uzunlar biraz, onları sonra ekleyeceğim yazıya.

İşte ekledim…

Köprüde akıcı oh mis gibi geçiyoruz. Günden geriye veletleri uyumak ve dinlenmek kalıyor, tatlı tatlı belim ağrımış. Erken yatalım.

Neee 13 saat uyumuşum ohh…

 

Kolayı soğuk, dünyayı gezerek tüketiniz…

Burak Daylan (evet gene ben).

Çamurdan tasarım…

Cumartesi, 04 Şubat 2012

Kil (clay) İle Çalışma:

Otomotivde tasarımın çizimden sonraki hali 1:5 ve daha sonra 1:1 ölçekli modeller olmuştur. İlk zamanlarda böyle teknolojik killer yoktu. Ustalar yumuşak ahşaplardan kocaman modeller yapıyorlardı. Kalıp alınabilmesi için 1:1 ölçekte bitmiş bir modele her zaman ihtiyaç olmuştur. Bu killerle tasarımcıya çok daha kolay şekil verilen bir malzeme verilmiştir ve esnek folyolarla birleşince, kil bir model prototip gibi görünebilir bu işlerden anlamayana…

Yeni tasarımlar modellenmeden önce 3 boyutlu ölçü kontrolü cihazıyla mevcut ürünler üzerinden referans ölçüler alınır.

Hazırlanan alt yapı üzerine yeni tasarlanacak bölümler 1:1 ölçekte olacak şekilde kil malzemeden kaplanacaktır. Fakat kil sıradan köpük (strafor) bir malzemeye göre pahalıdır. Bu nedenle köpük altta dolgu malzemesi olarak kullanılır. Köpüğün üzerindeki delikler kilin köpüğe tutunmasını arttırmak için yapılmışlardır.

Kil malzeme külçeler halinde fırında ısıtılır. Bu özel  kil ısıtılınca işlemesi kolay bir malzeme haline gelir ve bu yumuşak haliyle köpük alt yapının üzerine sıvanır.

Kaplanan kil olması gerekenden daha kalın bir katman olarak sıvanır. Kil ortam ısısında 15 dakika içinde sertleşir. Soğuyup sertleşen kile bilgisayarda modellenmiş tasarım CNC makineleri ile aktarılır. Bu safhada model kabaca yontulur. CNC’nin bıraktığı noktadan heykeltraş ve tasarımcılar modeli devralır.

Basit yontma aletleriyle işlenen kil oda sıcaklığında kolayca yontulacak ve şekil verilecek kıvamdadır. Hazır aletler haricinde tasarıma göre akrilik levhalardan kesilip yeni şablonlar da hazırlanabilir.

Hazırlanan kil modeli tozdan korumak için yüzeyi kaplanana kadar korumak gerekir. Ben olsam üzerine ağırlığımı vermezdim ama tahmin edilenden daha katıdır kil.

Ekstra esnek folyolar ile kil kaplanarak istenilen renkte bitmiş bir yüzey haline getirilir.

Bitmiş bir kil model üzerinden ölçü kontrolü yapılıyor….

1:1 çizim v3 1:1 kil model. Kil modelin sol yanına dikkat ederseniz üzerinden kalıp alınıyor…

kaynak: designingdesire

Kavramsal: Volkswagen E-Bugster…

Pazartesi, 23 Ocak 2012

“Volkswagen E-Bugster Konsepti”  Beetle’ın yeni bir versiyonu (redesign) değil, VW’nin tamamen elektrikli yeni otomobili. 7-8 cm. doğranmış tavanı ve 20″ jantları ile dikkat çekmek için tasarlanmış. Tasarımı elektrikli bir otomobilin performans otomobili gibi görünebileceği mesajını veriyor sanki.

VW E-Bugster Konsepti arka koltuk ve bagaj zemini altına monte edilen elektrikli bir motor ve 695 kiloluk lityum-iyon pil ile donatılmış. E-Bugster 160 km.lik menzile sahip ve pillerini 30 dakika içinde %80 seviyesinde şarj eden hızlı şarj cihazı ile satılacak. Elektrikli motoru 114 beygir (85 kW) güç üretiyor.

VW’nin Beetle ve benzerleri modellerin üzerine gitmesi güzel ama bu modeller kavramsal otomobiller veya sınırlı üretilen modeller olarak kalmaz umarım. Yollarda daha fazla böyle tospağalar görmek istiyoruz…

kaynak:  autoblog

Yeni Porsche 911 ve Geçmişten Bugüne Gelişimi…

Cuma, 20 Ocak 2012

Dikkatsiz gözler için bir eski modelle yeni model arasında fazla fark yokmuş gibi görünen,  aslında seneler boyunca bir çok değişiklik gören bir marka 911.  Çok değişti hem de hiç değişmedi diyebileceğimiz bir yüze  sahip. Bu da onu nadir otomobil modellerinden biri yapıyor. İlk modeller o kadar başarılıydı ki yenilerinin farklı bir şey yapmaya ihtiyacı olmadı. Yeni teknolojilere ve konfor taleplerine göre geliştiler ama özde aynı kaldılar.

Kendi DNA’ları bu kadar uzun yıllar boyunca değişmeyince onları görerek büyüyen ve ölen nesillerinde adeta DNA’larına işlendiler. İşte belki de bu nedenle Porsche 911 modellerini bu kadar çok sevdik.

O yumuşak hatları, sempatik yüzleri,  güçlü motorlarıyla ve agresif sürüşleriyle  hiç bir zaman tezat oluşturmadı. 911′ler insanların aklında ve gönlünde her zaman kullanılabilir evcil bir spor otomobil olarak yer etti.

Bir tasarımcı olarak beni çok heyecanlandırıyor böyle sunumlar. Porsche 911′in kimlik gelişimini ilk modellerden bugüne kadar anlatan güzel ve ilginç bir video görmek isterseniz, buyrun:

kaynak: leftlanenews

Animasyon: TheDriver…

Salı, 17 Ocak 2012

Bu “SÜRÜCÜ” kimdir?

“TheDRIVER” bu işteki tehlike ve riskleri ortaya koyarken bir yandan da araba kültürü ve yarışının olumlu yönlerini sergilemeyi amaçlayan adrenalin dolu bir animasyon serisidir. “TheDRIVER” trafiğe açık yollarda sorumlu davranışlarıyla başkalarına ilham vermek istiyor.

Seri, Los Angeles sokaklarındaki yasadışı sokak yarışçıları, sarhoş sürücüler ve diğer rahatsız edici karakterleri kahramanımızın büyülü sürüş becerilerine maruz kalarak mağlup olmalarını anlatıyor.

Fragman 1:

Fragman 2:

Kaynak: thedriver

Video: Motosiklet ve Otomobil Drift Savaşları 2…

Pazar, 15 Ocak 2012

“Motorcycle vs. Car Drift Battle 2″, “Icon Motosports” tarafından hazırlanan bir reklam filmi aslında. Başarılı çekimleri ve kurgusu ile eğlence ve adrenalin hat safhada bir kısa film. Tüm viraller böyle olsun (:

kaynak: iconmotosports

Kavramsal: Mercedes-Benz Dinamik ve Sezgisel Kontrol Deneyimi (DICE)…

Cuma, 13 Ocak 2012

Mercedes-Benz , artırılmış gerçeklik, tamamen kişiselleştirilebilir bir pano ve hareket tabanlı kontrol ile bir kokpit geleceğini vizyonunu ortaya koyuyor. Ortalıkta bir topuz ya da düğme yok …

Dinamik ve Sezgisel Kontrol Deneyimi (DICE: Dynamic & Intuitive Control Experience ) çeşitli yakınlık sensörleri sayesinde elinizin hareketlerini algılamak üzere çalışıyor. DICE araç içinde kaliteli bir sürüş yaparken bir yandan sosyal medya, internet, müzik sistemi ve navigasyon işlevlerini kontrol etme yeteneği içerir.

Yanınızdaki birine bir şey ifade ederken kullanacağınız el hareketleri bu sistemde yanlış komutları tetikleyebilir ama Mercedes-Benz böyle bir sistemin 20 seneden önce hayata geçmeyeceğini söylüyor zaten.

kaynak: autoblog

Kavramsal: Alfa Romeo Giulia…

Perşembe, 12 Ocak 2012

Bu konsept tasarım tasarımcı Vincent Montreuil’in 1965 Alfa Giulia GTA’yı esin kaynağı olarak kullanması ve onun garip şeklini yeniden yorumlaması ile ortaya çıkmış. Tasarımın birincil amacı hafiflik (800 kg.) ve araca 200 beygir gücünde bir motor koymayı planlamış, böylece BMW Z4′den daha iyi bir ağırlık güç oranı sağlamaya çalışmış.

Hafiflik ve havanın arabanın üzerinden geçtiği izlenimini veren formlar Giulia’nın ana hatlarını oluşturuyor. Yeni Giulia eskisinden esinlenilmiş olsa da çok az benzerlik içeriyor hatta çizimlerde yan yana görmesek bir bağlantı bile kuramayabiliriz. Ayrıca burun ve arka kısım yeni nesil Alfalardan oldukça farklı ama kesinlikle küçük kırmızı bir İtalyan otomobili…

kaynak: yankodesign

Video: “BMW Motorrad”

Çarşamba, 11 Ocak 2012

BMW MOTORRAD from Giorgio Oppici on Vimeo.

kaynak: derestricted

Video: 2012 BMW 3 Serisi Tasarlanıyor…

Perşembe, 05 Ocak 2012

Related Posts with Thumbnails