“Volkswagen E-Bugster Konsepti” Beetle’ın yeni bir versiyonu (redesign) değil, VW’nin tamamen elektrikli yeni otomobili. 7-8 cm. doğranmış tavanı ve 20″ jantları ile dikkat çekmek için tasarlanmış. Tasarımı elektrikli bir otomobilin performans otomobili gibi görünebileceği mesajını veriyor sanki.
VW E-Bugster Konsepti arka koltuk ve bagaj zemini altına monte edilen elektrikli bir motor ve 695 kiloluk lityum-iyon pil ile donatılmış. E-Bugster 160 km.lik menzile sahip ve pillerini 30 dakika içinde %80 seviyesinde şarj eden hızlı şarj cihazı ile satılacak. Elektrikli motoru 114 beygir (85 kW) güç üretiyor.
VW’nin Beetle ve benzerleri modellerin üzerine gitmesi güzel ama bu modeller kavramsal otomobiller veya sınırlı üretilen modeller olarak kalmaz umarım. Yollarda daha fazla böyle tospağalar görmek istiyoruz…
Dikkatsiz gözler için bir eski modelle yeni model arasında fazla fark yokmuş gibi görünen, aslında seneler boyunca bir çok değişiklik gören bir marka 911. Çok değişti hem de hiç değişmedi diyebileceğimiz bir yüze sahip. Bu da onu nadir otomobil modellerinden biri yapıyor. İlk modeller o kadar başarılıydı ki yenilerinin farklı bir şey yapmaya ihtiyacı olmadı. Yeni teknolojilere ve konfor taleplerine göre geliştiler ama özde aynı kaldılar.
Kendi DNA’ları bu kadar uzun yıllar boyunca değişmeyince onları görerek büyüyen ve ölen nesillerinde adeta DNA’larına işlendiler. İşte belki de bu nedenle Porsche 911 modellerini bu kadar çok sevdik.
O yumuşak hatları, sempatik yüzleri, güçlü motorlarıyla ve agresif sürüşleriyle hiç bir zaman tezat oluşturmadı. 911′ler insanların aklında ve gönlünde her zaman kullanılabilir evcil bir spor otomobil olarak yer etti.
Bir tasarımcı olarak beni çok heyecanlandırıyor böyle sunumlar. Porsche 911′in kimlik gelişimini ilk modellerden bugüne kadar anlatan güzel ve ilginç bir video görmek isterseniz, buyrun:
“TheDRIVER” bu işteki tehlike ve riskleri ortaya koyarken bir yandan da araba kültürü ve yarışının olumlu yönlerini sergilemeyi amaçlayan adrenalin dolu bir animasyon serisidir. “TheDRIVER” trafiğe açık yollarda sorumlu davranışlarıyla başkalarına ilham vermek istiyor.
Seri, Los Angeles sokaklarındaki yasadışı sokak yarışçıları, sarhoş sürücüler ve diğer rahatsız edici karakterleri kahramanımızın büyülü sürüş becerilerine maruz kalarak mağlup olmalarını anlatıyor.
“Motorcycle vs. Car Drift Battle 2″, “Icon Motosports” tarafından hazırlanan bir reklam filmi aslında. Başarılı çekimleri ve kurgusu ile eğlence ve adrenalin hat safhada bir kısa film. Tüm viraller böyle olsun (:
Mercedes-Benz , artırılmış gerçeklik, tamamen kişiselleştirilebilir bir pano ve hareket tabanlı kontrol ile bir kokpit geleceğini vizyonunu ortaya koyuyor. Ortalıkta bir topuz ya da düğme yok …
Dinamik ve Sezgisel Kontrol Deneyimi (DICE: Dynamic & Intuitive Control Experience ) çeşitli yakınlık sensörleri sayesinde elinizin hareketlerini algılamak üzere çalışıyor. DICE araç içinde kaliteli bir sürüş yaparken bir yandan sosyal medya, internet, müzik sistemi ve navigasyon işlevlerini kontrol etme yeteneği içerir.
Yanınızdaki birine bir şey ifade ederken kullanacağınız el hareketleri bu sistemde yanlış komutları tetikleyebilir ama Mercedes-Benz böyle bir sistemin 20 seneden önce hayata geçmeyeceğini söylüyor zaten.
Bu konsept tasarım tasarımcı Vincent Montreuil’in 1965 Alfa Giulia GTA’yı esin kaynağı olarak kullanması ve onun garip şeklini yeniden yorumlaması ile ortaya çıkmış. Tasarımın birincil amacı hafiflik (800 kg.) ve araca 200 beygir gücünde bir motor koymayı planlamış, böylece BMW Z4′den daha iyi bir ağırlık güç oranı sağlamaya çalışmış.
Hafiflik ve havanın arabanın üzerinden geçtiği izlenimini veren formlar Giulia’nın ana hatlarını oluşturuyor. Yeni Giulia eskisinden esinlenilmiş olsa da çok az benzerlik içeriyor hatta çizimlerde yan yana görmesek bir bağlantı bile kuramayabiliriz. Ayrıca burun ve arka kısım yeni nesil Alfalardan oldukça farklı ama kesinlikle küçük kırmızı bir İtalyan otomobili…
Bol tasarımlı, çevreci ve akıllı işler 2012′de daha çok olsun. Herkese iyi seneler dilerim.
2011 başında veletlerden uyumalarını dolayısı ile bizi de uyutmalarını diledim, dileğim gerçek oldu. Bu sene yoğun bir iş programı bizi bekliyor, dileğim tüm işlerimizin başarı ile sonuca varması ve biraz da işlerden vakit bulup motosikletli ve motosikletsiz bol bol gezmemiz (:
15 saniye içinde herhangi bir bisiklete monte edilebilen, 500 Wattlık bir elektrik motoru olan Ridekick yalaşık 700 Dolarlık bir yardımcı. Küçük bir depolama hacmi olan römork, saatte 30 km. hızla gidebiliyor ve 13-19 km. arası menzile sahip.